BÖLÜM 2: TARIM
Bu cümleyi çok sevdiğim ve değer verdiğim bir ağabeyimin
tıpkı senelerdir beni azarlayan Başbakan gibi ekonomi, siyaset, istikrar ile
ilgili azarlamalarına ve dahası "Siz daha ne istiyorsunuz ki?"
anlamına çıkan sorgusu üzerine kurdum.
Evet, ben küçük, şirin ve mutlu bir ülke istiyorum.
"Bunlaaaarrrr Türkiye'nin büyümesini istemiyorlarrrr" diye
eleştirileceğimi bile bile üstelik. Ama bilmedikleri bir şey var. Bunu
sandıkları gibi çiçekler, böcekler, lay lay uçarılığıyla değil istatistiksel,
bilimsel, matematiksel, sosyal gerçeklere dayanarak istiyorum.
Ben 90'lı yıllarda gittim ilkokula. İyi bir sınıf öğretmenim
vardı. Bizi sürekli "Türkiye tarımda kendi kendine yetebilen nadir
ülkelerdendir çocuklar" diyerek eğitti. Bugün çarşıya pazara gittiğimde
kuru fasulyenin kilosunun 16 TL olmasının nedenini Çin'deki aşırı yağış ve
sellere bağlanmasını çok anlayamıyorum o yüzden.
Peki ne değişti 20 yılda? Neden her şeyi üreten bir ülkeden
her şeyi dışarıdan alan bir ülke haline geldik. Rakamlar muhakkak biliyordur.
2000’li
Yıllarda Hububat Üretimi (Bin ton)
|
Yıllar
|
Toplam
|
Buğday
|
Arpa
|
Mısır
|
Çeltik
|
|
2000
|
32.249
|
21.000
|
8.000
|
2.300
|
350
|
|
2001
|
29.571
|
19.000
|
7.500
|
2.200
|
360
|
|
2002
|
30.831
|
19.500
|
8.300
|
2.100
|
360
|
|
2003
|
30.807
|
19.000
|
8.100
|
2.800
|
372
|
|
2004
|
34.154
|
21.000
|
9.000
|
3.000
|
490
|
|
2005
|
36.472
|
21.500
|
9.500
|
4.200
|
600
|
|
2006
|
34.643
|
20.010
|
9.551
|
3.811
|
696
|
|
2007
|
29.257
|
17.234
|
7.307
|
3.535
|
648
|
|
2008
|
29.287
|
17.782
|
5.923
|
4.274
|
753
|
|
2009
|
33.577
|
20.600
|
7.300
|
4.250
|
750
|
|
2010
|
32.749
|
19.660
|
7.240
|
4.310
|
860
|
|
2011
|
35.202
|
21.800
|
7.600
|
4.200
|
900
|
|
2012
|
33.377
|
20.100
|
7.100
|
4.600
|
880
|
|
Kaynak: TÜİK
|
|||||
2000’li
Yıllarda Bakliyat Üretimi (Bin ton)
|
Yıllar
|
Toplam
|
Nohut
|
Kuru
Fasulye
|
Kırmızı
Mercimek
|
Yeşil
Mercimek
|
|
2000
|
1.182
|
548
|
230
|
280
|
73
|
|
2001
|
1.328
|
535
|
225
|
460
|
60
|
|
2002
|
1.510
|
650
|
250
|
500
|
65
|
|
2003
|
1.437
|
600
|
250
|
485
|
55
|
|
2004
|
1.453
|
620
|
250
|
480
|
60
|
|
2005
|
1.433
|
600
|
210
|
520
|
50
|
|
2006
|
1.431
|
552
|
196
|
580
|
42
|
|
2007
|
1.265
|
505
|
154
|
508
|
27
|
|
2008
|
855
|
518
|
155
|
106
|
25
|
|
2009
|
1.101
|
563
|
181
|
275
|
27
|
|
2010
|
1.235
|
530
|
213
|
422
|
25
|
|
2011
|
1.132
|
487
|
201
|
380
|
26
|
|
2012
|
1.191
|
518
|
200
|
410
|
28
|
|
Kaynak: TÜİK
|
|||||
2000’li YıllardaSebze
Üretimi (Bin ton)
|
Yıllar
|
Kuru
Soğan
|
Karpuz
|
Kavun
|
Domates
|
|
2000
|
2.200
|
3.940
|
1.865
|
8.890
|
|
2001
|
2.150
|
4.020
|
1.775
|
8.425
|
|
2002
|
2.050
|
4.575
|
1.820
|
9.450
|
|
2003
|
1.750
|
4.215
|
1.735
|
9.820
|
|
2004
|
2.040
|
3.825
|
1.750
|
9.440
|
|
2005
|
2.070
|
3.970
|
1.825
|
10.050
|
|
2006
|
1.765
|
3.805
|
1.766
|
9.855
|
|
2007
|
1.859
|
3.797
|
1.661
|
9.945
|
|
2008
|
2.007
|
4.002
|
1.750
|
10.985
|
|
2009
|
1.850
|
3.810
|
1.679
|
10.746
|
|
2010
|
1.900
|
3.683
|
1.612
|
10.052
|
|
2011
|
2.141
|
3.864
|
1.648
|
11.003
|
|
2012
|
1.668
|
4.022
|
1.689
|
11.350
|
|
Kaynak: TÜİK
|
||||
Tabloya bakıldığında son 10 yılda az da olsa artan bir
grafik var gibi gözüküyor üretimde. Verim de artmış gözüküyor üstelik. Yani
daha az topraktan ya aynı miktarda ya da daha fazla ürün elde etmişiz. Peki
nasıl oluyor bu iş? Cevabı Öcü Teknoloji... Eskiden anneannem domatesi biberi
tohumluk bırakıyoz derdi anlamazdım. İçindeki tohumunu saklar ertesi sene
tekrar ekerdi. Şimdi ne yapıyoruz peki? Monsanto'dan alıyoruz tohumu. Hem daha
hızlı büyüyor, hem böcekten daha güçlü oluyor hem de soğukta üşümüyor
domateslerimiz. E biraz lezzetsiz tabi, kokusu yok eskisi gibi. Pardon daha
pahalı bir tohum çeşidinde yapmış Monsanto'daki abiler, onun kokusu da var :)
yersen. (isteyen bakabilir ne
yediğimize, açıklamasında lezzetli demiyor dikkat ederseniz, nakliyeye
dayanıklı diyor)
http://www.tarimtedarik.com/urun/elegro-f1-domates-fidesi---oturak-tip.aspx
Tabi şimdi çıkıp "Bizim tohumlar kuvvetsiz. İhraç etmek için
ithal tohum kullanmak zorundayız" diyen arkadaşlara kısaca şöyle demek
istiyorum. Yamuk yumuk, rengi gerçek ve lezzetli domates yemek istediğimde lüks
tüketim yapmış oluyorum ben bu ülkede. Doğada yetişen bitkinin standardı mı
olur yahu. 220-230 gr diye domates mi olur? Varsın tüm Dünya insan sağlığına
zararı şimdiden tespit edilemeyen hibrit tohumlarla üretilmiş sebzeler istesin.
Ben anneannemin bahçesinde yetişen yamuk yumuk pembe domatesi istiyorum. Ayrıca
domates en fazla ihraç ettiğimiz yaş sebze meyve ürünü olmasına rağmen 2012
yılında 561bin 997 ton ihraç etmişiz. Toplam üretim ise 11 milyon 350 bin ton. Ruslar,
Almanlar, Bulgarlar, Ukraynalılar (en fazla ihracat yaptığımız ülkeler)
beğenmiyor diye ektiğimiz sütü bozuk domateslerin sadece %4,95'lik bir bölümünü
ihraç etmişiz yani. Hibrit olmayan tohum kullandığın zaman (anneannem gibi)
seneye tohuma para vermiyorsun. Ama hibrit tohum ithal ettiğin zaman her sene yeni
ürün çıkarttığı için firmalar daha da fazla para ödüyorsun. Sizce de burada bir
saçmalık yok mu?
Tarım bakanı bunlara sürekli "Şehir Efsanesi" diyor.
Açıkçası bir bitki doğalında kendi tohumunu bedavaya üretirken, aynı bitkiyi üretmek
için laboratuarlarda o bitkiyi başka bir bitki ile tozlaştırarak yapay canlılar
üretmek bana daha saçma bir Şehir Efsanesi gibi geliyor. Hatta bu insanlığın akıl
tutulmasıdır bana göre. Ayrıca hepimiz biliyoruz ki At ile Eşşek çiftleştiğinde
ortaya çıkan hayvana nasıl dişisi at diye bu attır demeyip KATIR diyorsak,
dişisi domates olup erkeğini sadece üreten laboratuarın bildiği bir bitkiye de
domates diyemeyiz. Eskiden nasıl sucuklar pişirilmeden baharatlarla yapılırken
isimleri sucuktu da şimdi pişirildikleri için isimleri "Isıl işlem görmüş
sucuk benzeri ürün" ise bu hibrit tohumlardan elde edilen yaratıklara da "Domates
benzeri ürün" denmeli.
Çok dağıttım konuyu toparlayayım. Türkiye nüfusu hızla arttırılan
bir ülke. (Bence Dünya için bu kadar insan tamamdır. Dahasına gerek yok ama
neyse :) 2000 yılı Türkiyesi 67.803.927 kişiyken, 2012 yılı 75 627 384 kişi. Neredeyse 8 milyon
boğazı dışarıdan ithal ederek beslemişiz. Bunun karşılığında 12 yılda 25 milyon
dekar tarım arazisini kaybetmişiz. Kafasında canlandıramayan futbolseverler
için geliyor tam 3 milyon 125 bin FUTBOL SAHASI ! Peki Küçük, şirin ve mutlu
bir ülke olmak için ne yapmalı. Temelde işin kolayına kaçmazsak çok da zor
değil lezzetli, yerli üretim ürünlerle beslenmemiz. Sadece bir parametre bile
mantık hatasını anlatıyor tarımdaki. 10 Senede Tarım Bakanlığı Veteriner, Gıda
Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Su ürünleri Mühendisi olarak 22085 kişi istihdam
etmiş. İçişleri Bakanlığı'nın 10 senede aldığı polis sayısı 110606 kişi ve emin
olun bunların arasında çok sayıda iş bulamayan ziraat mühendisi de var. Eğere devletimiz ülkemizin yetişmiş ziraat
mühendislerinden sokağa çıktığımızda kafamıza gaz atmalarını değil de tarımla
uğraşmalarını sağlarsa o zaman daha mutlu bir ülke olacağımız kanısındayım.

